Nâzım Hikmet'in ölümünün 49. yılı anma etkinliklerin kapsamında, 2 Haziran 2012 tarihinde Moskova'da düzenlenen akşam konserinde  Sayın Müsteşar Ceren Yazgan Etiz’inde aralarında bulunduğu Nazım dostları 2.6.2012 akşamı şairin 49. ölüm yıldönümünde toplandı.

Nâzım Hikmet’in ölümünün 49. yılı anma etkinliklerin kapsamında, 2 Haziran 2012 tarihinde Moskova’da düzenlenen akşam konserinde  Sayın Müsteşar Ceren Yazgan Etiz’inde aralarında bulunduğu Nazım dostları 2.6.2012 akşamı şairin 49. ölüm yıldönümünde toplandı.

Açılış konuşmasını RTİB adına yapan Ali Galip Savaşır, ilk olarak bu gecenin gerçekleşmesi için maddi manevi destek sağlayan tüm üye firmalara teşekkürlerini sundu.

 

Ali Galip Savaşır şu cümleler ile konuşmasına başladı: “Sevdiklerimizi kaybettiğimize üzülmek kaçılnılmaz ama asıl önemlisi onlara sahip olabilmemiz. Onlar bizim hayatımızda yer aldığı için sevinmek lazım derler. İçinde yaşadığımız ülkenin, Rusya’nın geleneğine uyuyoruz. Bu günü Nazım’ın doğum günü gibi; onun gibi bir şaire sahip olmanın coşkusuyla hatırlıyoruz.”

 

Moskova’nın zor zamanlarında Nazım’ı bağrına basmış, koruyup kollamış, mezarının da bulunduğu şevkatli bir toprak olduğunu belirtmiştir.

 

Başarılı iş adamımız “Nazım’ı kararmayan sol göğsümüzün içinde ki cevahir de saklıyoruz.” cümlesi ile konuşmasına son verdi.

Ali Galip Savaşır Konser akşamı tam konuşma metni

Sayın Birinci Müsteşarım Ceren Yazgan Etiz Hanım, değerli konuklar, sevgili Nazım dostları…

Büyük şairimizin 49’uncu ölüm yıldönümü vesilesiyle bu akşam buradayız. Rus-Türk İşadamları

Birliği Yönetim Kurulu tüm üye şirketlerimiz adına hepinize hoşgeldiniz diyorum. Bu

gecenin gerçekleşmesi için maddi manevi destek sağlayan tüm üye firmalarımıza huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum.

 

Sevdiklerimizi kaybettiğimize üzülmek kaçınılmaz…

Ama asıl önemlisi onlara sahip olabilmemiz, onlar bizim hayatımızda yer aldığı için sevinmek lazım derler…

 

Biz de yaşadığımız ülkenin, Rusların geleneğine uyuyoruz, bugünü Nazım’ın doğum günü gibi, onun gibi büyük bir şaire sahip olmanın coşkusuyla hatırlıyoruz.

 

Moskova bizim için sadece ekmeğimizi kazandığımız, birçoğumuzun başarı öyküleri, aile, çoluk-çocuk sahibi olduğu ikinci “anavatan” değil… Ayrıca  zor zamanlarında Nazım’ı bağrına basmış,

koruyup kollamış, yarın başında toplanacağımız mezarının bulunduğu şefkatli bir topraktır…

 

Bugün bizim yürüdüğümüz yolları Nazım’ın arşınladığını bilmek bile beni heyecanlandırır.

Türkiye-Rusya ilişkilerinin gelişmesi için uğraşırken, gündelik işlerimizin telaşıyla koştururken

senede bir gün de olsa Nazım Hikmet bize durup düşünme fırsatı veriyor. Mücadeleye adanmış,

önünde saygıyla eğileceğimiz bir yaşamı hatırlatıyor… Her mısrası inançtan, mücadeleden, aşktan

süzülüp gelen şiirleri dinletiyor… Bizi bir araya getiriyor… Dünyalarımız ne kadar farklı olursa olsun,

vatan sevgimizi ortak sevgi yaparak buluşturuyor…

 

İşte bu yüzden Nazım’ı seviyoruz. Nazım’ı örnek alıyoruz. Nazım’ı “kararmayan sol göğsümüzün

içindeki cevahirde” saklıyoruz…

 

Bu geceki programda çok değerli konuklarımız var.

Şimdi size onları takdim etmek üzere sözü Alisa’ya bırakıyorum.

 

 

Nâzım Hikmet

Nazım Hikmet Rusya Anma Etkinlikleri Arşivi

Tüm Yazılara Bak

Yorum Ekle