Nâzım Hikmet’i Anma Etkinlikleri 2018. T.C. Moskova Büyüklelçisi Hüseyin Diriöz büyük şair Nâzım Hikmet’in mezarı başında konuştu.

Nazım Hikmet’in Ölümünün 55. Yıldönümünü Anma Töreni Konuşması

 

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

Bugün vefatının 55. yıldönümünde Türk şiirinde çığır açan Nazım Hikmet’i anmak üzere biraraya gelmiş bulunuyoruz. Geçen yıl yaptığım konuşmada yakın tarihimizin Nazım Hikmet’e hak etmediği kederli bir kader yaşattığına değinmiştim. Bu yıl ise, Türkiye ve Rusya için ortak değer olan Nazım Hikmet’in dünyada bıraktığı izler hakkında konuşmak istiyorum.

Hepinizin bildiği üzere, Nazım’ın eserlerindeki insanlığa yönelik mesajı, evrensel niteliğiyle kendi ülkesi dışında da yankı bulmuş ve saygı görmüştür. Nazım Hikmet, vatanımızdan çıkmış ve tarihe mal olmuş görkemli bir değerdir.

 

  1. yüzyıla damgasını vurmuş Fransız düşünür Jean Paul-Sartre Nazım Hikmet hakkında şu sözleri söylemiştir. “Ben her şeyden önce onun insan olarak büyüklüğünü ve kabına sığmaz enerjisini hatırlamak istiyorum…Ama beni asıl etkileyen onun hüzünlü ve alaycı uyanıklığı oldu…Durup dinlenmeden nöbet tutan bir insanın eserleri ölümünden sonra da insanlar üzerinde aynı etkiyi bırakmaya devam edecektir”

 

Amerikalı Romancı Howard Fast ise, “Nazım Hikmet’e” başlıklı şiirinde “Kendi duvarların nasıl tutamadıysa kelimelerini, bizim duvarlarımız da tutamadı kardeşim. Kelimelerin buldu bizi” demiştir.

 

Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

 

Aramızdan ayrılmasının üzerinden yarım asırdan fazla geçmiş olmasına rağmen, Nazım, her geçen yıl unutulmanın aksine daha fazla hatırlanmaktadır.

 

Türkiye’den kalkıp mezarı başına gelen sizler, aramızdaki Rus dostlarımız ve yarım yüzyıl sonra kendisini sevgiyle ve hayranlıkla anan milyonlarca insanın varlığı bunun en net göstergesidir.

Bu vesileyle törene katılan Nazım Hikmet vakfı temsilcilerini, çok değerli sanatçılarımızı, yazarlarımızı, şairlerimizi saygıyla selamlarken, ayrıca, Rus halkına da Nazım Hikmet’e bu büyük ülkede gösteregeldiği yakın ve sıcak ilgiden dolayı teşekkürlerimizi sunuyorum.

Ruhun şad olsun Nazım.

T.C. Moskova Büyükleçisi Hüseyin Diriöz

Речь для церемонии, посвященной 55-летию со дня смерти Назыма Хикмета

 

Дорогие дамы и господа!

 

Сегодня мы собрались здесь, в 55-ую годовщину со дня смерти Назыма Хикмета, поэта, открывшего новую эру в турецкой поэзии, чтобы почтить его память. В прошлом году в своей речи я коснулся той незаслуженно горькой судьбы, которая была уготовлена Назыму Хикмету событиями новейшей истории. В этом году я хотел бы поговорить о том следе, который оставил в этом мире Назым Хикмет, человек, имеющий общую ценность для Турции и России.

Как всем вам известно, послание к человечеству, заложенное в произведениях Назыма Хикмета, нашло отклик и получило признание далеко за пределами его родной страны. Уехавший со своей родины и запечатлевший себя в истории, он представляет собой значительную ценность.

Известный мыслитель 20 века Жан Поль Сартр сказал о Назыме Хикмете следующее: «В первую очередь я хочу запомнить его величие как человека и его необъятную энергию… Но в действительности  на меня произвело впечатление его печальное и ироничное самоосознание… Произведения человека, без пауз и передышек несшего свою вахту, и после его смерти будут все так же воздействовать на людей».

Американский романист Говард Фаст, в свою очередь, в стихотворении «Назыму Хикмету» писал: «Как твои стены не смогли удержать твои слова, так и наши стены не удержали их, брат мой. Твои слова нас настигли».

 

Дорогие дамы и господа,

Несмотря на то, что Назым Хикмет покинул этот мир более полувека назад, с каждым годом память о нем не утихает, а наоборот, становится все более ощутимой.

Самым ярким проявлением этого стали все вы, приехавшие из Турции и собравшиеся у его могилы, наши русские друзья, присутствующие здесь, и миллионы людей по всему миру, с любовью и уважением почитающие его память.

В связи с этим я хотел бы выразить свое уважение представителям фонда Назыма Хикмета, нашим дорогим артистам, писателям, поэтам, пришедшим сегодня сюда, и отдельно поблагодарить российский народ за тепло и участие, проявленное по отношению к Назыму Хикмету.

 

Покойся с миром, Назым.

 

Howard Fast’tan Nâzım Hikmet ‘e bir şiir…

Kendi duvarların nasıl tutamadıysa kelimelerini,
bizim duvarlarımız da tutamadı, kardeşim,
kelimelerin buldu bizi.
O gün cezaevinde geldi yanıma
pek iyi bildiğin cezaevi fısıltısıyla
o ince yazar, Albert Maltz…
Hayatı anlatan şeyler söylemekti onun suçu da,
barışı, umudu, özlenen şeyleri…
Özgür olduğunu söyledi bana.
Özgür, dedi, Nâzım Hikmet özgür artık,
özgürlük içinde dolaşıyor kendi ülkesinde,
açık alınla söylüyor türkülerini bütün insanlar için.
Nasıl anlatırım dostum, yoldaşım, kardeşim,
hiç görmediğim ama çok yakından bildiğim,
başımın üstünde tuttuğum kardeşim benim…
Nasıl anlatırım bunun anlamını sana?
O anda biz de kurtulmuştuk çünkü.

Howard Fast

1940’lı yıllarda en çok satan kitaplar listesine giren ‘Yurttaş Tom Paine’ ‘Spartaküs’ ve ‘Amerikalı’ ile ünlenen Howard Fast, ABD Temsilciler Meclisi’nin ABD Başkanı McCarthy öncülüğünde sanatçılar aleyhine başlattığı cadı avı sırasında soruşturmaya çekildi ve kitapları okul kütüphanelerinden çıkarıldı. Pablo Picasso ve Neruda dahil birçok kişiyle yakın arkadaşlığı bulunan ve aynı zamanda Nazım Hikmet için bir şiir yazan Howard Fast 1945’de ABD Kongre komitesinin, Fransa’da bir hastanenin yapımını kimlerin finanse ettiği sorusunu cevaplamayı reddetmesi nedeniyle mahkemeye verildi ve hapse mahkûm oldu. Fast, 3 ay hapis yattı. Fast, hapisten çıktıktan sonra ‘Spartaküs’ü yazdı. Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) birçoğuna adam gönderdiği yayınevleri, romanı yayınlamayı reddedince, Fast ‘Spartaküs’ü kendisi yayınladı. Büyük bir başarı kazanan roman, 1960’da Kirk Douglas’ın yapımcılığıyla, Spartaküs rolünde Douglas’ın kendisi olmak üzere Laurence Olivier, Charles Laughton ve Peter Ustinov’un da aralarında bulunduğu bir oyuncu kadrosuyla filme çekildi. Stanley Kubrick’in yönettiği film, büyük bir başarı kazanarak sinema tarihine geçti.
Fast, 1953’te, yakın arkadaşı olan Paul Robeson dışında Stalin Uluslararası Barış Ödülü’nü kazanan tek Amerikalı oldu. Onlarca roman, deneme ve incelemelerin yanı sıra E.V. Cunningham adıyla gerilim romanları da yazan Fast, Komünist Parti’nin yayın organı The Daily Worker’ın kadrolu yazarıydı.

 

Nâzım Hikmet

Nazım Hikmet Rusya Anma Etkinlikleri Arşivi

Tüm Yazılara Bak

Yorum Ekle